17 Aralık 2024 Salı

Zafer Partisi'nden Tarihi Ekonomi Programı-Yılmaz Parlar





  Zafer Partisi'nden Tarihi Ekonomi Programı

Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi Tanıtıldı

Zafer Partisi Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bartu Soral öncülüğünde hazırlanan “Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi” programı, 17 Aralık 2024 Salı günü Barcelo İstanbul Hotel’de düzenlenen görkemli bir toplantı ile tanıtıldı. Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizinden çıkış yolu olarak sunulan bu program, somut adımları ve planlı kalkınma vizyonuyla dikkat çekti.



Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile Başlayan Tarihi Toplantı

Fenomen bir yaklaşımla toplantı, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Bu anlamlı başlangıç, katılımcılardan büyük takdir topladı.

Sunuculuğu Elvan Ersoy’un üssetlendiği toplantıda Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Hazırlanan ekonomik program, ülkemizin geleceğine ışık tutacak somut adımlar içermektedir. Şimdi, Türkiye’yi hak ettiği ekonomik gücüne kavuşturacak vizyonu ve kararlılığıyla Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ'ı alkışlarınızla kürsüye davet ediyorum.”



Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Milli Ekonomi ile Krizden Çıkışı Sağlayacağız”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, toplantıda yaptığı etkili konuşmasında şunları belirtti;

"Dünya, 1970’lerin sonunda küreselleşme sürecine girdi. Ancak 2008 finansal krizinden sonra milli devletlerin ve pazarların önemli bir rol oynamaya başladığını gördük. Korona krizinde bu süreç daha da hızlandı ve milli devletler ekonomide kaybettikleri yetkileri geri kazandılar”.



Prof. Dr. Ümit Özdağ, küreselleşmenin beklenmedik etkilerini de değerlendirdi ve şunları ekledi;

"Neoliberal politikalar, Türkiye’yi ve dünyadaki birçok ülkeyi çıkmaza sürükledi. Bugün hala hem iktidar hem muhalefet partilerinin ekonomi programları bu çerçeveye dayanmaktadır. Zafer Partisi olarak bizler, bu çıkmazdan çıkış yolu sunuyoruz. Sayın Bartu Soral ve ekonomi heyetimizin hazırladığı bu program, Türkiye’nin 21. yüzyılın başarılı ekonomilerinden biri olması için gerekli parametreleri ortaya koyuyor.”

Prof. Dr. Özdağ, Zafer Partisi’nin gelecekte ekonominin yanı sıra sığınmacı sorununa, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadele programlarına ve sağlık sistemine yönelik stratejilerini de ardı ardına açıklayacaklarını vurguladı.



Bartu Soral, “Planlı Kalkınma ile Ekonomik Bağımsızlığın Yolunu Çizeceğiz”

Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bartu Soral, 45 dakikalık detaylı sunumunda Zafer Ekonomisi’nin özüne dair önemli bilgiler paylaştı. Soral, Türkiye’nin mevcut ekonomik çıkmazdan çıkıp kalkınma yoluna girmesi için önerilen politikaları şu başlıklar altında anlattı:

Küreselleşmenin Değerlendirilmesi: Diğer ülkelerin küreselleşme sürecinde izledikleri başarılı stratejilerin analiz edilmesi.

Milli Ekonomi Vizyonu, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak planlı kalkınma adımları.

Sanayi ve Tarımda Yerli Üretim, İthalata dayalı ekonomik modelin yerine, yerli üretime dayalı, sürdürülebilir bir sanayi ve tarım modeli.

Adil Gelir Dağılımı, Toplumsal refahı artıracak ekonomik politikalar.

Zafer Ekonomisi, Türkiye’nin Aydınlık Geleceği



Bartu Soral, Küreselleşmenin 40 Yılı ve Türkiye’nin Ekonomik Yolu

Bartu Soral, son 40 yılda küreselleşme ile dünyaya hakim olan sektörleri, uygulanan politikaların başarı ve başarısızlıklarını ele aldı. Küresel ekonomide petrol, doğalgaz gibi geleneksel sektörlerin yerini bilgi teknolojileri, yazılım altyapısı, yarı iletkenler ve kimya endüstrisi aldı. Sektörler, dünya çapında 15 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşırken, teknoloji devlerinin piyasa değerleri rekor seviyelere yükseldi.

Özellikle ARGE yatırımları bu başarının anahtarı oldu. Teknoloji şirketleri yıllık gelirlerinin %20-23'ünü ARGE'ye ayırarak yenilikçi büyümeyi sürdürdü. Türkiye’de ise 2023 yılı toplam ARGE harcaması, küresel devlerin tek bir şirketinin harcamasının dahi altında kaldı.



Bartu Soral, yüksek teknoloji ihracatında dünya sıralamasında Türkiye’nin geride kaldığını vurguladı. İlk sırada Çin yer alırken, Almanya ve ABD takip etti. Türkiye, toplam ihracatında yüksek teknoloji ürünlerinin payını %2’de tutarak 35. sırada yer aldı. Son 23 yılda Türkiye’nin 1,8 trilyon dolarlık dış ticaret açığı verdiğini belirten Soral, bunun ülkenin dış borçlanma ihtiyacını artırdığına dikkat çekti.

Soral, küresel ekonomik dönüşümün sunduğu fırsatları değerlendirmek için Türkiye’nin bilgi teknolojileri ve yüksek teknoloji alanında stratejik hamleler yapması gerektiğini belirtti. Bu hamlelerin, sürdürülebilir büyüme ve dış ticaret dengesini sağlamak adına kritik olduğunu vurguladı.



Enerji Bağımlılığı ve Küresel Teknoloji Rekabetinde Türkiye’nin Yeri

Bartu Soral, Türkiye'nin enerji bağımlılığı ve küresel rekabetteki konumunu ele alarak, ülkenin kalkınma hedefleri için stratejik hamleler yapması gerektiğini vurguladı.

Soral, Türkiye'nin petrol, doğal gaz ve ithal kömüre dayalı enerji politikalarının sürdürülemez olduğunu belirtti. Güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara dikkat çekerek, Türkiye'nin ucuz ve yerli enerji üretimi ile sanayileşmeyi başarmak zorunda olduğunun altını çizdi.



Öne Çıkan Veriler;

Güneş Enerjisi, Dünyada yıllık büyüme oranı %42'ye ulaştı. Kurulu güç açısından Çin açık ara liderken, Türkiye'nin güneş enerjisinden elektrik üretimi sadece 13.000 MW ile geride kalmış durumda.

Rüzgar Enerjisi, Pek çok ülke yenilenebilir enerjiyi sanayinin temel enerji kaynağı haline getirirken, Türkiye bu alanda da atılım yapmakta geç kalıyor.

Kritik Noktalar;

Yüksek Teknoloji Üretimi, Dünyanın en büyük sektörleri olan yarı iletkenler, mikroçipler ve bilgi teknolojilerinde küresel hakimiyet için nadir toprak elementleri kritik öneme sahip. Çin, bu alanda dünya üretiminin büyük kısmını elinde bulunduruyor.



Kimya Sanayi ve Petrokimya, Türkiye yılda 30 milyar dolar harcayarak petrokimya ürünlerini ithal ediyor. Soral, Türkiye'nin ağır sanayi kapsamında entegre bir petrokimya tesisi kurarak bu bağımlılığı azaltması gerektiğini belirtti.

Sanayi Gelişimi, Çin'in çelik üretimindeki payı 1967'de %2.8 iken, 2023'te %54'e yükseldi. Buna karşılık Batı ülkelerinin payı %17'ye geriledi. Türkiye'nin çelik ve ağır sanayide atılım yapması, kalkınma için elzem.

Bartu Soral, Türkiye’nin ekonomik ve sanayi gelişimine dair önemli tespitlerde bulundu:



Enerji Krizi ve Üretim Maliyetleri
Ukrayna savaşı nedeniyle ABD’den pahalı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı, Almanya dahil birçok ülkede üretim maliyetlerini artırdı. Bu durum Türkiye gibi ülkeler için üretim rekabetini zorlaştırıyor. Soral, Türkiye’nin ağır sanayide ilerlemesi için kamu-özel sektör ortaklığına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Teknolojik Kalkınmanın Önemi
Soral, Türkiye’nin sanayi ve teknolojide geri kalmaması için planlı bir kalkınma modeline geçilmesi gerektiğini ifade etti. Atatürk’ün 1930-38 arasında 44 fabrika kurarak ekonomik bağımsızlığı sağladığını hatırlatan Soral, bugün de benzer bir devlet müdahalesinin şart olduğunu söyledi. Almanya’nın tersane şirketini kamulaştırma kararı örnek gösterildi.



Eğitimdeki Geri Kalma ve Bilimsel Üretim Eksikliği

Dünya sıralamasında en iyi 100 üniversite arasında Türkiye’den hiçbir üniversitenin yer almadığını, bunun kalkınma için ciddi bir engel olduğunu belirtti.

Uluslararası öğrenci başarı sınavlarında Türkiye’nin matematik ve temel bilimlerde 36. sırada olduğunu vurguladı. İmam hatip okullarının yaygınlaşmasının bilimsel gelişimi desteklemediğini söyledi.

Son 20 yılda yüksek etkili bilimsel makale üretiminde Türkiye’nin geri sıralarda kaldığına dikkat çekti.



Küresel Rekabet ve Eğitim-Şirket Bağlantısı
Dünya’nın en güçlü 500 şirketinin büyük çoğunluğunun ABD, Almanya ve Fransa gibi ülkelerden çıktığını ifade eden Soral, eğitimde ve teknolojide gelişmiş ülkelerin bu başarıyı sağladığını belirtti. Türkiye’den sadece 1 şirketin bu listede yer aldığına dikkat çekti.

Bartu Soral’ın Türkiye’nin Kalkınma Vizyonu Üzerine Açıklamaları

Bartu Soral, Türkiye’nin ekonomik kalkınması için planlı, üretim odaklı bir modele geçişin zorunlu olduğunu vurguladı. Küresel rekabette başarılı olmak için kamu ve özel sektörün iş birliğiyle büyük şirketler oluşturulması gerektiğini ifade etti. Soral, Türkiye’nin mevcut ekonomik politikasının sıcak para girişine dayalı olduğunu belirterek, bunun uzun vadede üretime katkı sağlamadığını dile getirdi.

Temel Noktalar;

Planlı Ekonomi ve DPT’nin Geri Dönüşü, Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vadeli planlama geleneğine geri dönmesi gerektiğini söyleyen Soral, Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) yeniden kurulmasının önemini vurguladı. Planlamanın, sanayileşen ülkelerin başarı anahtarı olduğunu belirtti.

Marmara Bölgesi Ağırlığı, Türkiye’de sanayi ve ekonomik faaliyetlerin Marmara Bölgesi’ne yoğunlaştığını dile getiren Soral, bu bölgenin ülke ihracatının %64’ünü gerçekleştirdiğini ve kurumlar vergisinin %71’inin buradan ödendiğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki dengesiz gelişime dikkat çekti.

Büyük Şirketler ve Rekabet, Küresel rekabete girebilmek için güçlü şirketlerin ve kamu-özel sektör ortaklıklarının zorunlu olduğunu belirtti. “Batı sermayesiyle rekabet ancak planlı ve dev yatırımlarla mümkündür,” dedi.

Beyin Göçü Tehlikesi, Soral, Türkiye’nin nitelikli gençlerini yurt dışına kaptırdığını, buna karşın niteliksiz göçmenlerin ülkeye doldurulduğunu söyleyerek bu durumun ekonomik ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Bartu Soral, Türkiye’nin planlı ekonomiyle geleceğini yeniden inşa etmesi gerektiğini ve sanayi yatırımlarının ülke geneline yayılmasının elzem olduğunu sözlerine ekledi.

Bartu Soral Türkiye'nin bölgesel kalkınma modeline duyduğu ihtiyaç ve tarım ile sanayinin ülke geneline yayılması gerektiği üzerineydi.

 “Türkiye’nin Bölgesel Kalkınmaya İhtiyacı Var”

Ekonomist Bartu Soral, Türkiye’nin mevcut tarım ve sanayi yapısında dengesizlik olduğuna dikkat çekerek, bölgesel kalkınmanın kaçınılmaz olduğunu belirtti. Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi geniş alanların üretime yeterince katkı sağlamadığını ifade eden Soral, şu verileri paylaştı:

Karadeniz bölgesinde 3 milyon 250 bin hektarlık tarım alanı olmasına rağmen tarım üretimine katkı yalnızca %5.

Doğu Anadolu’nun yüzölçümü Türkiye’nin önemli bir kısmını oluşturmasına rağmen, ödenen kurumlar vergisi %1'in altında ve ihracata katkısı %1,65 seviyesinde.

Bu tabloyu “Türkiye’nin üretim ve sanayide tek bir bölgeye, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ne sıkışmış olması” olarak tanımlayan Soral, ülke genelinde tarım üretim merkezleri ve bölgesel sanayi yapılanmalarının oluşturulmasını önerdi.



Tarım Alanında Öneriler,

Verimlilik Haritaları, Türkiye’nin hangi bölgede hangi tarım ürününün daha verimli yetiştirileceğini belirleyecek haritaların hazırlanması.

Tarım Merkezleri, Sosyal konutlar, eğitim kurumları, tarım meslek liseleri ve sağlık hizmetlerinin bulunduğu, gençleri kırsalda tutacak tarım merkezlerinin inşası.

Sözleşmeli Tarım, Gençlere ektikleri ürünün alım garantisinin verilmesiyle sürdürülebilir tarım planlaması.

Sanayi Alanında Öneriler:
Soral, Marmara Bölgesi’ne sıkışan sanayinin, Türkiye’nin diğer bölgelerine yayılmasının şart olduğunu söyledi ve bu doğrultuda 4 bölge, 4 deniz odaklı bir sanayi yapılanması modeli sundu.

Sanayi Bölgeleri, Limanlar etrafında organize edilen ve bölgenin avantajlarına göre planlanacak sanayi merkezleri.

Örneğin: Ankara, Kırıkkale, Karabük, Bartın gibi iller yeni sanayi yapılanmalarının merkezleri olacak.

Bartu Soral, genç nüfusun tarım ve sanayide istihdam edilmesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut ekonomik dengesizliğin çözümünün bölgesel kalkınma ve tarım merkezlerinin inşası ile mümkün olacağını belirtti.

Bartu Soral'ın İstanbul ve Türkiye İçin Önemli Çözüm Önerileri

İstanbul'un Mevcut Durumu ve Çözüm Önerileri;
Bartu Soral, İstanbul’un karşı karşıya olduğu nüfus yoğunluğu ve deprem riskine dikkat çekerek şehri sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmanın aciliyetini vurguladı. İstanbul’da kilometrekare başına düşen nüfusun 3.013 kişi olduğuna dikkat çeken Soral, şehirdeki 3,5 milyon eski binanın deprem riski taşıdığını belirtti.

Soral, çözümün İstanbul’dan tersine göçü teşvik ederek nüfusu 5 yıl içinde 10 milyona düşürmek olduğunu ifade etti. Bunun için bölgesel kalkınma hedeflenmeli, İstanbul kültür, sanat ve turizm merkezi haline getirilmelidir. Şehrin tarihi ve kültürel eserlerinin restore edilip dünyaya tanıtılması gerektiğini söyleyen Soral, İstanbul’un uluslararası akademisyenler ve araştırmacılar için cazip bir merkeze dönüşebileceğini belirtti.

Eğitim Reformu ve Teknoloji Gelişimi,
Bartu Soral, eğitim sisteminde köklü reformlar yapılması gerektiğini belirtti. Eğitim önerileri:

Kamu eğitim sistemi ücretsiz ve kaliteli hale getirilmeli.

Okul öncesi eğitim 3 yaşında başlamalı, doğayla iç içe bir model benimsenmeli.

14 yaşında gençlerin meslek liseleri veya akademik yönlendirmeleri belirlenmeli.

Anadolu Liseleri yeniden yaygınlaştırılmalı.

Devlet üniversitelerinin kalitesi artırılmalı; verimsiz üniversiteler meslek yüksekokullarına dönüştürülmeli.

Türkiye'nin Teknolojik Geleceği:
Soral, Türkiye'nin küresel rekabette öne çıkabilmesi için dört stratejik alanda yoğunlaşması gerektiğini vurguladı:

Bilgi Teknolojileri ve Yapay Zeka,

Havacılık, Savunma ve Uzay Sanayisi,

Biyoteknoloji ve Tarım Teknolojileri,

Modern Mühendislik ve Üretim Teknolojileri.

Bu hedefler doğrultusunda Ankara’da Ulusal Teknoloji Gelişim Merkezi kurulacağını, bu merkezin araştırma üniversiteleri ile koordinasyon içinde çalışarak sanayi ve özel sektöre yeni teknolojik çözümler sunacağını açıkladı.

Bartu Soral, İstanbul ve Türkiye için bu projelerin hayata geçirilmesinin ülkeyi geleceğe taşıyacağını belirtti.

yilmazparlar@yahoo.com

6 Aralık 2024 Cuma

Sanat ve Yaratıcılık Rixos'ta Buluştu-Yılmaz Parlar





 Rixos Hotel'de Görkemli Sofra Sergisi ve Masa Tasarım Ödülleri: Türkiye'nin Kültürel Gücüne Övgü

Sanat ve Yaratıcılık Rixos'ta Buluştu
Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) tarafından düzenlenen Masa Tasarım Sergisi'nin görkemli açılışı ve ödül töreni, Rixos Hotel’in zarif atmosferinde gerçekleşti. Etkinlik, hem Türkiye'deki yaratıcı endüstrinin gücünü vurgulayan konuşmalara hem de uluslararası tasarımcıların ilham verici eserlerine sahne oldu.



Meltem Tepeler: "Yaratıcılık ve Tasarımda Türkiye’yi Küresel Bir Marka Haline Getiriyoruz"
TUED Başkanı Meltem Tepeler, açılış konuşmasında etkinliğin üç yıllık gelişiminden ve Türkiye'nin yaratıcı endüstrilerdeki yükselen öneminden bahsetti:
"Bu sergi, Türkiye’yi medeniyetlerin beşiği olarak konumlandırma vizyonumuzun bir parçası. 36 ülkeden 300 uluslararası sektör profesyoneli ve 2500 ziyaretçiyle, yaratıcılık ve tasarımda Türkiye’yi küresel bir ilham kaynağı haline getiriyoruz. İstanbul artık sadece bir turizm destinasyonu değil; aynı zamanda bir tasarım ve yaratıcılık merkezi."

Tepeler, ayrıca dünyanın en iyi lüks marka danışmanları, çiçek tasarımcıları ve Michelin yıldızlı şeflerin katılımıyla gerçekleşecek yaratıcılık konferansının serginin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.



Prof. Süleyman Saim Tekcan, "Türkiye İkinci Yüzyılında Bir Rönesans Yaşıyor"

 

Etkinliğin bir diğer dikkat çeken ismi olan ressam ve sanat profesörü Süleyman Saim Tekcan, Anadolu’nun kültürel derinliği ve yaratıcılık potansiyeline değindi:
"Anadolu, uygarlıkların katman katman biriktiği eşsiz bir coğrafya. Cumhuriyetimizin 100. yılında bu toprakların yaratıcı gücünü sergilemekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Türkiye, ikinci yüzyılında bir Rönesans yaşamaya hazırlanıyor."

Tekcan’ın konuşması, Türkiye’nin sanatta uluslararası alandaki yerini güçlendirecek adımlar atması gerektiğine dair güçlü bir mesajla sona erdi.



Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, "Türkiye, Güvenilir ve Yaratıcı Bir Destinasyon"
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, etkinliğin Türkiye'nin uluslararası platformdaki imajına katkısını vurguladı:
"Türkiye, artık sadece turistik bir destinasyon değil, aynı zamanda uluslararası kongreler, sergiler ve yaratıcı endüstrilerin kalbinde yer alan bir ülke. İstanbul’un bu etkinlikle kazandığı prestij, hepimizi gururlandırıyor."



Vali Yardımcısı, "Sofralar Sanatın Evrensel Diliyle Anlatılıyor"
İstanbul Vali Yardımcısı’nın konuşması, sofraların kültürel ve sanatsal değerine dikkat çekti:
"Bu sergi, sofrayı bir yemek alanından öteye taşıyarak bir sanat eseri ve kültürel bir ritüel olarak görmemizi sağlıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen tasarımlar, sanatın evrensel bir dil olduğunu bir kez daha hatırlatıyor."



Yaratıcılıkta Zirve, Masa Tasarım Sergisi
Sergi, İngiltere, Hindistan, Fransa ve Meksika gibi birçok ülkeden gelen tasarımcıların büyüleyici eserlerini bir araya getirerek sanatı ve tasarımı kutladı. Her bir tasarım, yalnızca estetik bir görsellik değil, aynı zamanda bir hikaye ve duyguyu yansıttı.

Türkiye’nin Geleceği Yaratıcılıkta
Masa Tasarım Sergisi, yalnızca görsel bir şölen değil, aynı zamanda Türkiye'nin kültürel gücünü ve uluslararası platformdaki yerini pekiştiren bir başarı hikayesiydi. Etkinlik, yaratıcı endüstrilerde Türkiye’nin bir marka haline gelme yolundaki kararlılığını gözler önüne seriyor. Bu tür etkinlikler, Türkiye'nin sadece kültürel değil, ekonomik anlamda da küresel bir cazibe merkezi olma hedefine katkı sağlıyor.

Sanat, yaratıcılık ve Türkiye'nin ikinci yüzyılında elde edilecek başarılar, bu vizyoner etkinliklerle şekillenmeye devam ediyor.



 Sofralar Sergisi ve Yaratıcılık Konferansı’hakkında

Türkiye’nin ilk uluslararası yaratıcılık etkinliği olan “Sofralar Sergisi Sanat ve Yaratıcılığı Kutlayalım,” üçüncü edisyonuyla 4-6 Aralık 2024 tarihlerinde Rixos Tersane İstanbul’da sanat, yaratıcılık ve ilham dolu bir program sunuyor. Bu yıl “Art of Winter – Kış ve Sanat” temasıyla düzenlenecek etkinlik, büyüleyici bir sergi olarak“Yaratıcılık Konferansı” ile katılımcılara eşsiz bir deneyim vaat ediyor.

Yaratıcılık Konferansı: Dünyaca Ünlü İsimlerden İlham

Etkinliğin öne çıkan kısmı, sektörün en saygın isimlerini bir araya getiren Yaratıcılık Konferansı Antonio Paraiso, Sarah Haywood, Vandana Mohan, Paula Rooney, Michael Cervino ve Wendy El-Khoury gibi uluslararası otoriteler, yaratıcı süreçler ve yeni trendler üzerine bilgi ve deneyimlerini paylaşıyorlar.



Konferanstan bazı dikkat çekici başlıklar

Lükste Yaratıcılık ve Sanat, Antonio Paraiso’nun sanat ve lüksün kesişimindeki yaratıcı yaklaşımları.

Etkinliklerde Küresel Yaratıcılık, Sarah Haywood ve Vandana Mohan’dan etkileyici davet tasarımı ipuçları.

Gastronomide Yaratıcılık, Michelin yıldızlı şeflerin, gastronominin etkinliklere kattığı değer üzerine panelleri.

MICE ve Sürdürülebilirlik: Geleceğin etkinlik endüstrisinde sürdürülebilir stratejiler.

Çiçek Tasarım Sanatı, Tomas De Bruyne’nin göz alıcı çiçek tasarımlarıyla ilham verici bir oturumu.

Sponsorların Gücüyle Daha Etkileyici Bir Etkinlik

Türk Hava Yolları, Rixos Tersane İstanbul, Maison Française, Karaca ve Jumbo gibi prestijli markaların sponsorluğunda düzenlenen bu etkinlik, İstanbul’un yaratıcı ve kültürel zenginliklerini dünya sahnesine taşıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

5 Aralık 2024 Perşembe

2024 En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri-Yılmaz Parlar





  

2024 En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri

Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri 10. Yılında Sektörü Bir Araya Getirdi

Slimstock ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle 04 Aralık 2024 Çarşamba günü düzenlenen "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" ödül töreni, bu yıl 10. kez İstanbul Selectum City Ataşehir Hotel'de sektör liderlerini buluşturdu. Etkinlik, tedarik zinciri yönetiminde fark yaratan profesyonelleri ödüllendirerek, sektördeki dönüşüm ve yenilikçiliğin altını bir kez daha çizdi.



Slimstock ve LODER, Tedarik Zinciri Ekosistemine Değer Katıyor

Slimstock ve LODER, sektörel iş birlikleriyle Türkiye'nin tedarik zinciri ekosistemine önemli katkılar sağlıyor. Slimstock’un analitik çözümleri, tedarik zincirinde operasyonel mükemmeliyeti hedeflerken, LODER’in vizyoner yaklaşımı sektörün yenilikçi ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelmesine olanak tanıyor. Bu güçlü iş birliği, sektörde liderlik eden profesyonelleri bir araya getirerek, yenilikçi projelerin hayata geçmesine zemin hazırlıyor.



10. yılını kutlayan bu ödül töreni, sektörel dayanışma ve yenilikçilik açısından bir dönüm noktası olarak hafızalara kazındı.

Açılış Konuşmalarında Sektörün Geleceği Ele Alındı

Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, açılış konuşmasında tedarik zincirinin stratejik önemine değinerek şunları özetle söyledi:



"Tedarik zinciri yönetimi, sadece lojistik operasyonlarını optimize etmekle kalmaz, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı sağlayan temel bir unsurdur. Bu yıl 10. kez bir araya gelerek, başarıyı takdir ederken, küresel dağılımda tedarik zinciri profesyonellerinin kararlılıklarını da vurguluyoruz. Bugün burada ödüllendirilen profesyonellerin hikâyeleri, sektörümüz için ilham kaynağı olacak. Slimstock olarak, gelecekte de lojistik ve tedarik zinciri ekosistemine katkı sunmaya devam edeceğiz."

LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ise, etkinliğin sektördeki liderlik ve iş birliğini teşvik eden önemli bir platform olduğuna dikkat çekerek, şunları ifade etti:



"Bu anlamlı etkinlik, sektörde dönüşümü ve gelişimi vurgulayan bir organizasyon olarak büyük önem taşıyor. 10. yılımızı kutlarken, ödül alan tüm profesyonellerimizi ve emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. Gelecek yıllarda da bu organizasyonun sektöre daha güçlü bir vizyon sunmasını diliyorum."



Tedarik Zincirinde Karar Alma Sanatı ve Bilimi

Etkinliğe özel bir sunumla katılan NorthFind Management CEO’su ve yazar Jonathon Karelse, “Tedarik Zincirinde Karar Alma Sanatı ve Bilimi” başlıklı konuşmasında, analitik yöntemlerin yanı sıra içgörü ve deneyimin karar alma süreçlerindeki önemini vurguladı. Karelse, özetle "Tedarik zincirinde bilimsel yaklaşımlar ile yaratıcı içgörüler arasında denge kurmak, günümüz pazar dinamiklerine uyum sağlamada kritik öneme sahip. Bu platformda bulunmak, sektöre geniş bir perspektif sunma açısından oldukça değerliydi," dedi.

Lojistik sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin bir araya geldiği, üyelerine bir dizi değerli avantaj sunarak sektöre katkı sağlıyan ve Networking platformu sunarak sektör içinde etkileşimi artıran LODER Lojistik Derneği ile Lojistik süreçlerde gerçekleşen taşıma işlemleri, Lojistikte kullanılan otomatik depolama sistemleri ve robotik teknolojiler depo operasyonlarını vs..kısaca lojistik ağlarını daha verimli hale getirme konusunda yardımcı olabilecek yazılımlar sunan Slimstock ortaklığı ile bu yıl 10. kez düzenlenen " 2024 yılı Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri yarışması” sonrasında en iyiler taçlandırıldı.



Jüri heyetinde; LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, INSEAD Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Programı Akademik Direktörü Prof. Dr. Enver Yücesan, DELOITTE Türkiye Teknoloji ve Dönüşüm İş Birimi Lideri Hakan Göl ve NorthFind Management CEO'su ve yazar Jonathon Karelse yer aldı.

Jürinin belirlediği 2024 Yılı Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri

Kürşat Apan (Mey Dıageo- Tedarik Zinciri Direktörü), Kudret Arman (P&G- Tedarik Zinciri Direktörü), Meriç Atalay (Tavuk Dünyası- Csco-Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı), Dr. Mustafa Barış (Döhler Group- Tıp Bölgesi Lojistik Direktörü), Dr. Mehmet Beytur (Türk Telekom- Destek Hizmetleri Ve Satın Alma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı), Begüm Çağlayan (Sandoz- Tedarik Zinciri Direktörü), Ertuğrul Çelebi (Englısh Home- Lojistik Genel Müdür Yardımcısı), Ahmet Özgür Doğan (Karsan- Tedarik Zinciri Direktörü), Ali Ersever (Schneıder Elektrik- Tedarik Zinciri Direktörü), Nevzat Hacıoğlu (Koçtaş- Tedarik Zinciri Ve Lojistik Direktörü), Ahmet İlham İster (Coca-Cola- Tedarik Zinciri Planlama Ve Optimizasyon Direktörü), Dr. Orhan Orhon (Çalık Holding- Cpo-Satın Alma Grup Başkanı), Nesime Esra Sancak Basat (Samsung- Klima Tedarik Zinciri Yönetimi Kıdemli Müdürü), Ahmet Seyhan (Hasçelik- Tedarik Zinciri Direktörü), Aziz Ünal (Enerjisa Üretım- İşletme Ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı), Arzu Ünay (L’ Oréal- Operasyon Direktörü), Ahmet Yağcı (Penti- Lojistik Direktörü), Ferda Yapıcı (Netaş- Tedarik Zinciri Direktörü), Cenk Yenginer (Teknosa- Kategori Ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı), Adem Yüksel (Schott- Tedarik Zinciri Direktörü Ve Bilgi İşlem)



 En Sürdürülebilir- En Teknolojik-En Yenilik-En Etkin - Etkil Kategorilerinde 

En Sürdürülebilir- Schneider Elektrik Lojistik Direktörü Ali Ersever, En Teknolojik”  Sandoz Tedarik Zinciri Direktörü Begüm Çağlayan ve Karsan Tedarik Zinciri Direktörü Ahmet Özgür Doğan, En Yenilikçi  Coca-Cola Tedarik Zinciri Planlama ve Optimizasyon Direktörü Ahmet İlham, En Etkin - Etkili  Enerjisa Üretim İşletme ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal

Yılın Projesi Ödülüne Karsan layık görüldü.

Yılın Projesi, Yük Taşıma Robotu projesi Karsan Tedarik Zinciri Direktörü Ahmet Özgür Doğan, katılımcıların oyları ile seçildi..

Ödüller sahiplerine, LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer ve LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş tarafından verildi.

Slimstock, Tedarik Zincirleri için çözümler sunan bir platform olarak, dünya genelinde 22 ülkede 450'den fazla profesyonelle çalışarak, müşterilerin bulunurluklarını artırmalarına, maliyetleri düşürmelerine ve riski azaltmalarına yardımcı oluyor.

LODER, 2001'de kurulmuş bir dernek olup, lojistik sektöründe yer alan profesyonelleri bir araya getirerek sektörel gelişimi amaçlamaktadır. Dernek, 750'den fazla aktif üyeye sahiptir ve lojistik hizmet alanındaki şirket profesyonelleri, akademisyenler, bilişimciler ve silahlı kuvvetler mensupları gibi çeşitli sektör temsilcilerini içermektedir.

yilmazparlar@yahoo.com