turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2026 Pazar

Czech FoodFest 2026-Yılmaz Parlar





  Gastronominin Diplomasisi İstanbul’da Buluştu

Czech FoodFest 2026, Lezzet ve Kültür Şölenine Dönüştü

Gastronomi artık yalnızca yemek kültürü değil; ülkelerin kimliğini, tarihini, yaşam tarzını ve medeniyet birikimini dünyaya anlatan en güçlü kültürel diplomasi araçlarından biri olarak kabul ediliyor.

Bir milletin mutfağı; onun hafızası, coğrafyası ve ruhudur. İşte tam da bu anlayışla düzenlenen “Czech FoodFest 2026 – Çek Cumhuriyeti Yemek Festivali”, İstanbul’da unutulmaz bir kültür ve lezzet şölenine dönüştü.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová ev sahipliğinde, 16 Mayıs 2026 tarihinde Tünel Midpoint’te gerçekleştirilen festival; diplomasi, gastronomi, müzik ve kültürü aynı sofrada buluşturdu.

İstanbul’un seçkin davetlilerinin katıldığı etkinlik, yalnızca bir yemek festivali değil; Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasındaki dostluğun ve kültürel yakınlaşmanın güçlü bir sembolü oldu.

Çek Mutfağının Asırlık Lezzet Yolculuğu

Festival boyunca Çek mutfağının geleneksel ve karakteristik tatları konuklara sunuldu. Orta Avrupa mutfak kültürünün en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Çek mutfağı; yoğun aromaları, uzun pişirme teknikleri, et ve sos dengesiyle dünya gastronomisinde özel bir yere sahip bulunuyor.

Festivalde sunulan geleneksel Çek yemeklerine ilişkin detaylı bilgiler ise Barbora Hitaj tarafından şahsıma paylaşıldı. Menüde yer alan özel tarifler, Çek mutfağının köklü gastronomi kültürü hakkında bana bilgiler sundu

Festivalde sunulan özel lezzetler arasında:

Beyaz ve kırmızı lahana eşliğinde servis edilen geleneksel ördek eti ve Çek usulü hamur köftesi

Sebzeli kremalı sos ile hazırlanan meşhur “Svíčková na smetaně”

Geleneksel gulaş çorbası

Şinitzel ve patates salatası

Tarçın ve elmalı özel Çek strudeli

büyük ilgi gördü.

Özellikle gulaş çorbası, misafirlerin en çok konuştuğu lezzetlerden biri oldu. Uzun süre ağır ateşte pişirilen et, yoğun kırmızı biber aroması ve doğal et suyuyla hazırlanan bu geleneksel tarif; Çek mutfağının karakterini adeta tek başına yansıttı.

Tatlı bölümünde sunulan elmalı strudel ise ince hamuru, elma ve tarçın dengesiyle adeta Avrupa pastacılık kültürünün zarif bir imzası gibiydi.

Bohemya’nın Dünyaca Ünlü Bira Kültürü

Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri de Çek bira kültürü oldu. Dünyanın kişi başına en fazla bira tüketen ülkelerinden biri olan Çek Cumhuriyeti, bira üretimindeki yüzlerce yıllık geleneğiyle tanınıyor.

Özellikle Bohemya bölgesinde üretilen Budvar biraları; geleneksel üretim teknikleri, yüksek malt kalitesi ve aromatik dengesiyle dünya bira kültüründe özel bir yere sahip. Festival boyunca açık ve koyu Budvar fıçı biraları büyük ilgi görürken, düzenlenen bira ustalık atölyesi de katılımcılardan tam not aldı.

Konuklar, Çek biracılığının yalnızca bir içecek kültürü değil; aynı zamanda sosyal yaşamın, dostluğun ve paylaşımın önemli bir parçası olduğunu yakından deneyimleme fırsatı buldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Zarafet ve Samimiyet Dolu Konuşma

Festivalin açılış konuşmasını yapan Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová, davetlileri sıcak ve samimi sözlerle karşıladı.

Başkonsolos Hajflerová konuşmasında, festivalin yalnızca yemek sunmak amacı taşımadığını; dostlukları güçlendiren, kültürleri yakınlaştıran özel bir buluşma olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Çek mutfağının önemli temsilcileri olan şefler Kristyna Kocánková ve Petr Král’ın Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından festivale özel gönderildiğini belirten Hajflerová, Güney Bohemya Üniversitesi’nden Dr. Václav Nebeský’nin de Çek balık kültürünü tanıtmak amacıyla etkinlikte yer aldığını ifade etti.

Festivalin gerçekleşmesine katkı sağlayan Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog ve tüm sponsorlara teşekkür eden Hajflerová’nın mütevazı ve içten tavırları geceye damga vurdu.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerovákonuşmasın sonunda  Çek Konsolosluğu ekibine ve ekip lideri René Daněk başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına özverileri, disiplinleri ve dayanıklılıkları için özel teşekkür etti.

Asalet Detaylarda Gizlidir

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise Başkonsolos Olga Hajflerová’nın sergilediği zarafet oldu.

Protokol mesafesinin arkasına saklanmayan Hajflerová, etkinlik sırasında yemek standında herkes gibi sıraya girerek yemeğini aldı ve ardından benim bulunduğum Bistro Pub masasına gelerek sohbet etti.

Verdiğim basın desteğine gösterdiği bu ince vefa davranışı, davetliler üzerinde büyük takdir topladı. Gösterişten uzak tavrı, samimiyeti ve tevazusu; gerçek asaletin makamdan değil karakterden geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

Diplomasinin sert yüzünün aksine, insan ilişkilerindeki sıcaklığı ve zarafetiyle dikkat çeken Olga Hajflerová, gece boyunca misafirlerle birebir ilgilenerek kültürel diplomasinin en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Tolga Çevik’e Sürpriz Doğum Günü

Gecenin sürprizlerinden biri de Çek Konsolosluğu Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik için hazırlanan doğum günü pastası oldu.

Festival atmosferine ayrı bir renk katan sürpriz kutlama, davetlilerin alkışları ve neşeli anları eşliğinde gerçekleşti. Samimi görüntüler, gecenin yalnızca resmi bir diplomatik etkinlik değil; aynı zamanda dostlukların güçlendiği özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

Misafirlerle kurulan  içten iletişim

Festival boyunca Çek Cumhuriyeti Ankara Elçiğinden gelen Military hava ateşe Albay Michal Barton, Çek Konsolosluğu’nun üst düzey isimlerinden Tolga Çevik, René Daněkve Jakub Dluhosch davetlilerle birebir ilgilenerek samimi sohbetleri ve sıcak yaklaşımlarıyla geceye ayrı bir değer kattı. Misafirlerle kurdukları içten iletişim, organizasyonun yalnızca diplomatik bir etkinlik değil; aynı zamanda dostluk ve kültürel paylaşım atmosferi taşıyan özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

İstanbul’da Avrupa Rüzgârı Esti

Müzik, gastronomi, kültür ve diplomasi…
Czech FoodFest 2026, tüm bu unsurları aynı sofrada buluşturmayı başardı.

Ticho de Pre Cupé Band’in performansı eşliğinde devam eden gece boyunca konuklar; Çek lezzetlerini tattı, Bohemya bira kültürünü deneyimledi ve Avrupa’nın kalbinden İstanbul’a uzanan sıcak dostluk atmosferine tanıklık etti.

Festival sonunda davetlilerin ortak görüşü ise aynıydı:

“Bu sadece bir yemek festivali değil, kültürlerin sofrada buluştuğu unutulmaz bir deneyimdi.”

yilmazparlar@yahoo.com

Czech FoodFest 2026
Gastronomy Diplomacy Meets in Istanbul

Czech FoodFest 2026 Turned Into a Feast of Flavor and Culture

Gastronomy is no longer merely a food culture; it is now recognized as one of the strongest tools of cultural diplomacy, reflecting a nation’s identity, history, lifestyle, and civilizational heritage to the world.

A nation’s cuisine is its memory, geography, and soul. Organized with precisely this understanding, “Czech FoodFest 2026 – Czech Republic Food Festival” transformed into an unforgettable celebration of culture and flavor in Istanbul.

Hosted by the Consul General of the Czech Republic in Istanbul, Olga Hajflerová, the festival took place on May 16, 2026, at Tünel Midpoint, bringing diplomacy, gastronomy, music, and culture together at the same table.

Attended by distinguished guests from Istanbul, the event was not merely a food festival; it became a powerful symbol of friendship and cultural rapprochement between Türkiye and the Czech Republic.

A Century-Old Culinary Journey of Czech Cuisine

Throughout the festival, guests experienced the traditional and distinctive flavors of Czech cuisine. Considered one of the strongest representatives of Central European culinary culture, Czech cuisine holds a unique place in world gastronomy with its rich aromas, slow-cooking techniques, and perfect harmony of meat and sauces.

Detailed information regarding the traditional Czech dishes served at the festival was personally shared with me by Barbora Hitaj. The special recipes featured on the menu provided valuable insights into the deeply rooted gastronomic culture of Czech cuisine.

Among the specialties presented at the festival were:

Traditional roasted duck served with white and red cabbage alongside Czech-style dumplings
The famous “Svíčková na smetaně,” prepared with creamy vegetable sauce
Traditional goulash soup
Schnitzel with potato salad
Special Czech apple strudel flavored with cinnamon

These dishes attracted remarkable attention from the guests.

In particular, the goulash soup became one of the most talked-about flavors of the evening. Slowly cooked over low heat, enriched with intense paprika aroma and natural broth, this traditional recipe perfectly reflected the character of Czech cuisine.

The apple strudel served in the dessert section, with its delicate pastry and balanced apple-cinnamon flavor, stood out as an elegant signature of European pastry culture.

Bohemia’s World-Famous Beer Culture

One of the most remarkable highlights of the festival was Czech beer culture. The Czech Republic, known as one of the countries with the highest beer consumption per capita in the world, is globally recognized for its centuries-old brewing tradition.

Especially Budvar beers produced in the Bohemia region hold a distinguished place in world beer culture thanks to their traditional brewing techniques, high-quality malt, and aromatic balance. Throughout the festival, both light and dark Budvar draft beers attracted great interest, while the beer masterclass received full appreciation from participants.

Guests had the opportunity to experience firsthand that Czech brewing culture is not merely about beverages, but also an essential part of social life, friendship, and sharing.

A Speech Full of Elegance and Sincerity by Consul General Olga Hajflerová

Delivering the opening speech of the festival, Consul General of the Czech Republic in Istanbul Olga Hajflerová welcomed the guests with warm and sincere remarks.

In her speech, Hajflerová emphasized that the festival was not organized solely to present food, but rather to create a special gathering that strengthens friendships and brings cultures closer together.

She stated that chefs Kristyna Kocánková and Petr Král, prominent representatives of Czech cuisine, had been specially sent by the Ministry of Foreign Affairs of the Czech Republic for the festival. She also mentioned that Dr. Václav Nebeský from the University of South Bohemia participated in the event to introduce Czech fish culture.

Hajflerová also thanked Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog, and all sponsors contributing to the festival. Her humble and sincere attitude left a remarkable impression on the evening.

At the end of her speech, Consul General Olga Hajflerová extended special thanks to the Czech Consulate team, especially team leader René Daněk, and all colleagues involved in the organization for their dedication, discipline, and resilience.

True Nobility Lies in the Details

One of the most memorable moments of the evening was the elegance displayed by Consul General Olga Hajflerová.

Without hiding behind diplomatic protocol, Hajflerová stood in line like everyone else at the food stand to receive her meal and later came to the Bistro Pub table where I was seated to have a conversation.

This graceful gesture of appreciation for the press support I provided received great admiration from the guests. Her modesty, sincerity, and humility once again proved that true nobility comes not from position, but from character.

Contrary to the often rigid face of diplomacy, Olga Hajflerová drew attention throughout the evening with her warmth and elegance in human relations, presenting one of the finest examples of cultural diplomacy.

A Surprise Birthday Celebration for Tolga Çevik

One of the evening’s pleasant surprises was the birthday cake prepared for Tolga Çevik, Political Affairs and Press Officer of the Czech Consulate.

The surprise celebration added a joyful atmosphere to the festival and was accompanied by applause and cheerful moments from the guests. These sincere scenes demonstrated that the evening was not only an official diplomatic event but also a special gathering where friendships were strengthened.

Warm Communication with the Guests

Throughout the festival, Military Air Attaché Colonel Michal Barton from the Embassy of the Czech Republic in Ankara, along with senior members of the Czech Consulate including Tolga Çevik, René Daněk, and Jakub Dluhosch, personally interacted with guests through friendly conversations and warm hospitality, adding special value to the evening.

Their sincere communication with the attendees showed that the organization was not merely a diplomatic event, but also a meaningful gathering carrying the spirit of friendship and cultural exchange.

A European Breeze in Istanbul

Music, gastronomy, culture, and diplomacy…

Czech FoodFest 2026 successfully brought all these elements together at the same table.

Throughout the evening, accompanied by the performance of Ticho de Pre Cupé Band, guests tasted Czech delicacies, experienced Bohemian beer culture, and witnessed a warm atmosphere of friendship extending from the heart of Europe to Istanbul.

At the end of the festival, the common opinion among the guests was clear:

“This was not simply a food festival, but an unforgettable experience where cultures met around the same table.”

yilmazparlar@yahoo.com

17 Şubat 2026 Salı

Borjgalo Etnografya Müzesi’ne Ziyaret-Yılmaz Parlar





   

Batum’da Gürcü Kültürünün Yaşayan Hafızası

Gürcistan’ın kültürel mirasını en özgün ve en etkileyici biçimde yaşatan yapılardan biri olan Borjgalo Etnografya Müzesi, sadece bir müze değil; adeta Gürcü halkının tarihini, yaşam tarzını, geleneklerini ve el sanatlarını canlı bir atmosferde geleceğe aktaran bir kültür vahası olarak öne çıkıyor.

Ahşap oymacılığının ruhunu taşıyan eserleri, etnografik düzenlemeleri ve zanaatkârlık mirasının titizlikle korunduğu alanlarıyla Borjgalo, bölgenin kültürel hafızasını koruyan eşsiz bir merkez niteliği taşıyor.

Batum Ziyareti Kapsamında Gerçekleştirilen İnceleme

Gürcistan Batum ziyaretim kapsamında, Kültür Danışmanı ve Koordinatörü Meri Diasamidze’nin değerli katkıları ve organizasyonu sayesinde, Adjara’nın önemli kültür duraklarından Borjgalo Etnografya Müzesini gezme fırsatı bulduk.

Görevliler, müzenin kuruluş amacı, kültürel rolü ve dünyaca tanınan usta sanatçı Kemal Turmanidze hakkında detaylı bilgiler paylaştı.

Kemal Turmanidze: Ahşaba Ruh Veren Usta

Acara’nın Keda ilçesine bağlı Namonastrevi köyünde doğan Kemal Turmanidze, çocukluk yıllarından itibaren resim yapmaya ve ahşap oyuncaklar üretmeye ilgi duyan, bugün ise Gürcistan’ın en bilinen usta ağaç oymacılarından biri olarak kabul edilen bir sanatçıdır.

Turmanidze’nin yüzlerce eseri, 2016 yılında kurulan Borjgalo Etnografya Müzesinin omurgasını oluşturuyor.
Sanatçının bazı eserleri Acara Devlet Müzesi’nde sergilenmekte olup, en seçkin çalışmaları uluslararası sergilerde de yer bulmuştur.

Müzenin Kültürel Önemi

Borjgalo Etnografya Müzesi, Gürcü kültürünün doğal yaşam döngüsünü yansıtan tematik alanları, el işçiliğiyle hazırlanan figürleri ve etnografik düzenlemeleriyle ziyaretçilere adeta zaman yolculuğu sunuyor.

Sadece Gürcistan’dan değil, dünyanın birçok ülkesinden gelen araştırmacıların, sanatseverlerin ve turistlerin ilgisini çeken müze, bölgenin kültürel tanıtımında kritik bir rol oynuyor.

Adjara’nın bu özel müzesi, hem yerel kültürün korunması hem de uluslararası ziyaretçilerin Gürcü geleneklerini yakından tanıması açısından büyük bir kültürel değer taşıyor.
Ziyaret, Gürcistan’ın kültürel mirasına dair derin bir bakış sunarken, usta sanatçı Kemal Turmanidze’nin yaşamı ve eserlerinin bölge için ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

yilmazparlar@yahoo.com

Visit to the Borjgalo Ethnographic Museum in Batumi

A Living Archive of Georgian Culture

The Borjgalo Ethnographic Museum, one of the most authentic and impressive cultural institutions in Georgia, stands not merely as a museum but as a vibrant cultural sanctuary that preserves and animates the history, traditions, and craftsmanship of the Georgian people. With its rich wooden sculptures, ethnographic installations, and masterfully crafted cultural displays, Borjgalo serves as a remarkable center safeguarding the cultural memory of the region.

Visit Conducted as Part of the Batumi Trip

As part of my visit to Batumi, and thanks to the valuable guidance and coordination of Cultural Advisor and Coordinator Meri Diasamidze, we toured the renowned Borjgalo Ethnographic Museum, one of Adjara’s significant cultural landmarks.

Museum officials provided detailed information about the institution’s purpose, cultural mission, and the internationally recognized master artist Kemal Turmanidze.

Kemal Turmanidze: The Master Who Gives Soul to Wood

Born in the village of Namonastrevi in the Keda district of Adjara, Kemal Turmanidze began drawing and crafting wooden toys as a child. Today, he is recognized as one of Georgia’s most prominent master woodcarvers.

Hundreds of his works form the core of the Borjgalo Ethnographic Museum, established in 2016.
Some of his pieces are exhibited at the Adjara State Museum, while his finest works have been showcased internationally.

The Cultural Importance of the Museum

The Borjgalo Ethnographic Museum offers visitors a journey through time with its thematic spaces reflecting the natural rhythm of Georgian life, hand-crafted wooden figures, and ethnographic scenes. The museum attracts not only visitors from Georgia but also researchers, artists, and tourists from around the world, playing a key role in promoting the region’s cultural heritage.

This unique museum in Adjara stands as both a guardian of local traditions and an educational gateway for international visitors seeking to understand Georgian culture.
The visit provided profound insight into Georgia’s cultural heritage and reaffirmed the significance of master artist Kemal Turmanidze’s contributions to the region.

yilmazparlar@yahoo.com



#BorjgaloMüzesi, #Batum, #GürcistanKültürü, #Acara, #EtnografyaMüzesi, #KemalTurmanidze, #MeriDiasamidze, #KültürelMiras, #AhşapOymacılığı, #GürcüGelenekleri, #KültürTuru, #BatumKültür, #MüzeZiyareti, #GürcistanGezisi,

#BorjgaloMuseum, #Batumi, #GeorgianCulture, #Adjara, #EthnographicMuseum, #KemalTurmanidze, #MeriDiasamidze, #CulturalHeritage, #GeorgiaTravel, #WoodCarvingArt, #GeorgianTraditions, #CulturalTourism, #BatumiCulture, #MuseumVisit,


6 Şubat 2026 Cuma

EMİTT 2026'da Küba'nın Büyüleyici Cazibesi-Yılmaz Parlar





  

EMİTT 2026'da Küba'nın Büyüleyici Cazibesi ve Midyat'ın Tarihi Dokusu Seyahat Dünyasına Tanıtıldı

İstanbul Fuar Merkezi'nde 5-7 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, dünyanın dört bir yanından öne çıkan destinasyonları ağırladı. Fuarda, Küba'nın turizm potansiyeli ve Midyat'ın tarihi zenginliği dikkat çekti.

Küba, Kültür, Doğa ve Kolay Seyahatin Buluştuğu Cazibe

EMITT 2026'nın resmi katılımcılarından Küba, fuarda stratejik bir varlık gösterdi. Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raul Ernesto Madrigal Cardenas'ın katılımıyla düzenlenen standda, Küba Turizm Müşaviri Yanet Mora Ferguson, destinasyonun ayrıntılı bir sunumunu yaptı.

Mora Ferguson, "Küba, Karayipler'in en özgün ve popüler destinasyonlarından biridir. Tarih, cennet plajlar ve canlı kültürün karşı konulmaz birlikteliğini sunmaktadır" dedi. Sunumda Havana'nın kolonyal mimarisi, klasik arabaları ve müziği ile Türkiye bağlantısına (Atatürk anıtı ve İznik Vakfı duvar resmi) dikkat çekilirken; Varadero, Trinidad, Cienfuegos ve Santiago de Cuba gibi şehirlerin benzersiz özellikleri anlatıldı.

Küba standında, ziyaretçilere seyahati kolaylaştıran yenilikler de tanıtıldı:

Tamamen elektronik vize süreci (e-VisaCuba)

Alışveriş ve yakıt için "Tropical" kredi kartı

Ülkeye gitmeden alınabilen Cubaceltur SIM kartı hizmeti

Fuar, Küba'nın Avrupa, Asya ve Orta Doğu'daki seyahat acenteleri, DMC'ler ve tur operatörleriyle bağlantı kurmasına olanak sağladı. Çevre dostu girişimler ve özgün deneyimlerin öne çıkarıldığı görüşmelerde, başta Türkiye olmak üzere Balkan ülkelerindeki tur operatörleriyle ön anlaşmalar sağlandı.

Midyat, Taş Evler, Dar Sokaklar ve Kültürel Mirasın İzinde

Fuarın bir diğer öne çıkan katılımcısı ise Midyat Belediyesi oldu. Başkan Veysi Şahin'in öncülüğünde hazırlanan standda, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliği vurgulandı.

Midyat'ın geleneksel taş evleri, dar sokakları ve zanaatkarlık geleneği fuar katılımcılarına aktarıldı. Belediyenin, tarihi dokuyu korumak için yürüttüğü restorasyon projeleri ve kentsel düzenleme çalışmalarına değinildi. Tarihi evlerin atölyelere dönüştürülerek kültürel mirasın yaşatıldığı bilgisi paylaşıldı.

Midyat Belediyesi'nin düzenlediği konser, sergi, festival gibi kültür-sanat etkinliklerinin yanı sıra, sosyal sorumluluk projeleri, çevre dostu girişimleri ve sürdürülebilir kalkınma çalışmaları da tanıtıldı. Bu çabaların, Midyat'ı Türkiye'nin önemli bir kültür merkezi haline getirdiğinin altı çizildi.

EMITT 2026, Küba'nın renkli ve hareketli dünyası ile Midyat'ın kadim ve sakin atmosferini seyahat profesyonelleri ve meraklılarıyla buluşturarak, iki benzersiz destinasyonun tanıtımına ev sahipliği yaptı.

yilmazparlar@yahoo.com

4 Ocak 2026 Pazar

English Talk Club-İngilizce Konuşma Kulübü-Yılmaz Parlar





  

English Talk Club ile Pratik İngilizceye Yeni Bir Soluk

İngilizce Konuşmak Artık Bir Tercih Değil, Küresel Dünyada Bir Zorunluluk

urizmden ticarete, hizmet sektöründen uluslararası ilişkilere kadar her alanda İngilizce konuşabilen bireyler fark yaratıyor.

İşte tam bu noktada, vizyoner bakışı ve sektörel tecrübesiyle öne çıkan Muammer Kaya, Türkiye turizminin en kritik ihtiyaçlarından birine doğrudan çözüm sunan devrim niteliğinde bir modele öncülük ediyor.

Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli

Türkiye turizmine uzun yıllardır değer katan, özellikle sağlık turizmi alanındaki başarılarıyla tanınan MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da tamamladığı yüksek öğrenimin ardından edindiği küresel bakış açısını şimdi Türkiye’nin hizmetine sunuyor.

İstanbul’un en prestijli turizm yatırımlarından Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından biri olan Muammer Kaya, “English Talk Club” projesi için  Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile güçlerini birleştirerek, sektörde yıllardır çözülemeyen “pratik İngilizce” sorununa kalıcı bir yanıt verdi.

Bu güçlü iş birliğinin ürünü olan English Talk Club, klasik dil eğitim anlayışını tamamen geride bırakarak, “Ders yok, gramer yok, sadece konuşma var” mottosuyla dikkat çekiyor. Muammer Kaya’nın özellikle altını çizdiği nokta ise net: İngilizce kitapta değil, hayatın içinde öğrenilir.

Muammer Kaya’dan Sahaya İnen Vizyon

Muammer Kaya’yı benzer projelerden ayıran en önemli özellik, teorik çözümler yerine sahada karşılığı olan modeller üretmesi.

Turizm çalışanlarının zaman, motivasyon ve stres sorunlarını yakından bilen Kaya, English Talk Club’ü tam da bu gerçekler üzerine inşa etti. Garsondan şoföre, otel personelinden satış temsilcisine kadar temel seviyede İngilizce bilen herkesin, özgüven kazanarak akıcı konuşabilmesini hedefleyen bu sistem, kısa sürede sektörün ilgisini çekti.

Online platformların ve yapay zekâ uygulamalarının ötesine geçen English Talk Club, yüz yüze, canlı ve sosyal etkileşimi merkeze alıyor. Çünkü Muammer Kaya’ya göre; beden dili, kültürel temas ve gerçek diyalog, İngilizce öğrenmenin vazgeçilmez parçaları.

Tarih, Kültür Ve İngilizce Aynı Masada

Eğitimlerin Sultanahmet’te, tarihi dokunun tam kalbinde yer alan Art Cafe’de yapılması ise projenin ruhunu tamamlıyor.

Rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde gerçekleşen seanslar, katılımcılara ders değil gerçek bir sosyal deneyim sunuyor. Türkçe konuşmanın yasak olduğu bu ortamda, katılımcılar yalnızca İngilizce düşünmeye ve konuşmaya teşvik ediliyor.

Sadece Bir Kulüp Değil, Stratejik Bir Hamle

English Talk Club, yalnızca bireysel gelişimi değil, ülke ekonomisini ilgilendiren stratejik bir ihtiyacı da karşılıyor.

Turizm gelirlerinin artması, misafir memnuniyeti, ülke imajı ve satış performansı doğrudan İngilizce konuşabilen insan kaynağıyla bağlantılı. Muammer Kaya’nın liderliğinde hayata geçirilen bu model, İngilizceyi bir ders olmaktan çıkarıp ekonomik bir yetkinliğe dönüştürüyor.

Ayrıca kulübün İngiltere’deki dil okullarıyla yaptığı anlaşmalar sayesinde, katılımcılara uluslararası eğitim ve kariyer kapıları da aralanıyor.



Vizyon, Cesaret Ve Doğru Zamanlama

Muammer Kaya, English Talk Club ile yalnızca bir eğitim projesi değil; turizm sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım ortaya koyuyor.

İngilizcenin küresel dünyadaki belirleyici rolünü doğru okuyan Kaya, bu vizyonunu sahaya indiren nadir isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bu proje, hem Türkiye turizmi hem de dil eğitimi alanı için örnek alınması gereken, çağdaş ve son derece etkili bir model olarak dikkat çekiyor.

Katılım Bilgileri;

Cumartesi ve Pazar Günleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00 Seanslarında

Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)

Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL

Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL

https://englishtalkclub.com/

yilmazparlar@yahoo.com