31 Ocak 2026 Cumartesi

Bana Bir Dakika Verin-Yılmaz Parlar





  

Enstalasyonu Dansın Sınırlarını Nasıl Aşıyor?

Özgürlüğün Bedendeki Sureti

Dans, insan bedeninin taşıdığı kimliği ve hikâyeyi zamanın dışına çıkararak görünür kılabilir mi?
Doria Belanger ile Benttt’nin “Bana Bir Dakika Verin” projesi, tam da bu soruya radikal bir yanıt sunuyor.

Özgürlük, bedenin kendi ritminde saklıdır.

Bir dakikaya sığan hareket, her dansçının kendine özgü iç sesini, kültürünü, hafızasını ve kimliğini aralayıp ortaya çıkarıyor.

Zamanın kaldırıldığı bu deneyimde özgür dansçılık, bireyin kendi bedenine ait olma hakkını, ifade özgürlüğünü ve sınır tanımayan bir yaratıcı evreni temsil ediyor. Mekân, zaman ve kimlik birbirine karışıyor; beden ise birer “özgürlük manifestosu” hâline geliyor.

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton’un Katılımıyla

If Istanbul'da Unutulmaz Bir Gece
Dorıa Belanger & Benttt’den “Bana Bir Dakika Verin”

Zaman, Beden ve Hareketle Yazılan Bir Dijital Şiir

20 Ocak 2026 Cuma akşamı Institut Français İstanbul Sergi Salonu, uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir dijital-dans enstalasyonuna ev sahipliği yaptı. Küratörlüğünü Doria Bélanger’in yaptığı, teknolojik yaratımını ise Benttt kolektifinin üstlendiği “Bana Bir Dakika Verin ” projesi, mekânı ışık, hareket ve dijital bedenlerle adeta yeniden kurguladı.

Bir dakikalık dans portrelerinden oluşan ve bugün dokuz ülkeyi kapsayan uluslararası bir koleksiyon hâline gelen proje, izleyiciye zamanın akışını izlemek yerine onu hissetmeyi öneren büyüleyici bir atmosfer sundu.

Her Beden Bir Hikâye, Her Hareket Bir Kimlik

Belanger’in nötr bir ortamda tek plan çektiği videolarda beden, tek ve en güçlü ifade aracına dönüşüyor.
Bir dakikalık süre ise yoğunlaştırılmış bir özgürlük alanı yaratıyor:

Jestlerin tekrarı kimliğin derin katmanlarını ortaya çıkarıyor.

Zaman kaldırıldığında her dansçı kendi hikâyesinin ritmine kavuşuyor.

Farklı ülkelerden gelen dansçılar, görünmez bir hatla birbirlerine bağlanıyor.

Bu serginin Türkiye ayağında Halil İbrahim Aygun, Ece Çamlı, Mustafa Kaplan, Melih Kıraç, Serap Meriç, Canan Yücel Pekiçten, Leyla Postalcıoğlu, Kamola Rashidova ve Yunus Emre Şahin gibi çağdaş dansın önemli isimleri yer aldı.
Portreler, hem Türkiye çağdaş koreografi sahnesinin dinamizmini hem de evrensel dans dilinin eşsiz çoğulluğunu gözler önüne serdi.

Başkonsolos Nadıa Fanton’dan Özel Açılış Konuşması

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, açılış konuşmasında projenin kültürel önemine değindi:

“Her bir dansçı, dünyada var olmanın bambaşka bir bütünlüğünü gösteriyor.
Türkiye’den katılan sanatçılarla bu koleksiyon daha da zenginleşti.
Bu proje, çağdaş sanatın kalbinde yer alan çeşitliliği ve yaratıcılığı güçlü bir şekilde görünür kılıyor.”

Fanton, serginin İzmir’de de sunulacağını belirterek Türkiye’deki kültür ve sanat hareketliliğine katkıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti vurguladı.

DORIA BÉLANGER, “Bedenin içinden doğan hareket, kimliğin kapısını açıyor.”

Sanatçı, projeyi ilk kez 2015’te tasarladığını belirterek şöyle konuştu:

“Amacım, bedenin içinden doğan hareketi yakalamak ve ona alan açmaktı.
Bu proje farklı bedenlerin, kültürlerin ve hikâyelerin nasıl bir arada var olabileceğini gösteriyor.
Gece, özgürlük ve sınırsızlık demektir; aynı dakika içinde bile artık sınırlar yok.”

Belanger, Türk dansçılarla çalışmanın projenin evrensel boyutunu güçlendirdiğini ifade etti.

Çizer Benttt, Hareketten Doğan Çizgiler

Videolardan aldığı anlık duruşları çizgisel forma taşıyarak hareketin enerjisini kâğıda aktarıyor.
Çizimler, bedenin dijital izini fiziksel bir “hareket belleği”ne dönüştürüyor.
Böylece dans, ekrandan çıkarak mekânda yeni bir boyuta geçiyor.

Dorıa Bélanger İle Özel Röportaj

Her Bir Dansçıya Kendini Anlatabileceği Bir Alan Vermek İstedim

Belanger, proje fikrinin kökenini şöyle açıkladı:

Dansçıları görünür kılma arzusu

“Dansçıların aynı anda birçok kişiye mal olması beni hep düşündürmüştü.
Onları gerçekten tanıyabilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri bir alan yaratmak istedim.”

Tek ortak kural: Bir hareketin birikimi

“Tüm dansçılar için ortak bir öneri vardı:
Bir hareketi tekrar et, ona yoğunlaş, içinden gelen ritmi serbest bırak.
Tekrar, kimliğin en içteki katmanlarını ortaya çıkarıyor.”

Beden içinden doğan kimlik

“Bir dansçıyı keşfetmek, aslında onun düşünme ve var olma biçimine temas etmektir.”

Sınırları kaldıran gece

“Gece, özgürlük demektir.
‘Bana bir dakika ver’ dedim ama o bir dakika içinde bile artık hiçbir sınır yok.”

Bitmeyen bir proje

“Yeni ülkeler, yeni bedenler, yeni kimlikler…
Bu koleksiyon dünyanın hareket haritası olmaya doğru gidiyor.”

Enstalasyonun Sanatsal Önemi

Bu proje yalnızca bir dans çalışması değil;
kimlik, beden, zaman, hafıza ve özgürlük üzerine çok katmanlı bir sanat araştırması.

Dansın dijital teknolojiyle birleştiği yeni bir anlatım dili kuruyor.

Kültürler arası diyaloğu hareket üzerinden görünür kılıyor.

Bedenin bireysel ifadesini kolektif bir hafızaya dönüştürüyor.

Küresel çağdaş dans sahnesinin en özgün projelerinden biri olarak kayda geçiyor.

Sergi Tarihleri

30 Ocak 2026 – 15 Mart 2026
Institut Français İstanbul – Sergi Salonu
Ziyaret günleri: Pazartesi–Cumartesi / 10:00–18:00

yilmazparlar@yahoo.com

4 Ocak 2026 Pazar

English Talk Club-İngilizce Konuşma Kulübü-Yılmaz Parlar





  

English Talk Club ile Pratik İngilizceye Yeni Bir Soluk

İngilizce Konuşmak Artık Bir Tercih Değil, Küresel Dünyada Bir Zorunluluk

urizmden ticarete, hizmet sektöründen uluslararası ilişkilere kadar her alanda İngilizce konuşabilen bireyler fark yaratıyor.

İşte tam bu noktada, vizyoner bakışı ve sektörel tecrübesiyle öne çıkan Muammer Kaya, Türkiye turizminin en kritik ihtiyaçlarından birine doğrudan çözüm sunan devrim niteliğinde bir modele öncülük ediyor.

Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli

Türkiye turizmine uzun yıllardır değer katan, özellikle sağlık turizmi alanındaki başarılarıyla tanınan MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da tamamladığı yüksek öğrenimin ardından edindiği küresel bakış açısını şimdi Türkiye’nin hizmetine sunuyor.

İstanbul’un en prestijli turizm yatırımlarından Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından biri olan Muammer Kaya, “English Talk Club” projesi için  Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile güçlerini birleştirerek, sektörde yıllardır çözülemeyen “pratik İngilizce” sorununa kalıcı bir yanıt verdi.

Bu güçlü iş birliğinin ürünü olan English Talk Club, klasik dil eğitim anlayışını tamamen geride bırakarak, “Ders yok, gramer yok, sadece konuşma var” mottosuyla dikkat çekiyor. Muammer Kaya’nın özellikle altını çizdiği nokta ise net: İngilizce kitapta değil, hayatın içinde öğrenilir.

Muammer Kaya’dan Sahaya İnen Vizyon

Muammer Kaya’yı benzer projelerden ayıran en önemli özellik, teorik çözümler yerine sahada karşılığı olan modeller üretmesi.

Turizm çalışanlarının zaman, motivasyon ve stres sorunlarını yakından bilen Kaya, English Talk Club’ü tam da bu gerçekler üzerine inşa etti. Garsondan şoföre, otel personelinden satış temsilcisine kadar temel seviyede İngilizce bilen herkesin, özgüven kazanarak akıcı konuşabilmesini hedefleyen bu sistem, kısa sürede sektörün ilgisini çekti.

Online platformların ve yapay zekâ uygulamalarının ötesine geçen English Talk Club, yüz yüze, canlı ve sosyal etkileşimi merkeze alıyor. Çünkü Muammer Kaya’ya göre; beden dili, kültürel temas ve gerçek diyalog, İngilizce öğrenmenin vazgeçilmez parçaları.

Tarih, Kültür Ve İngilizce Aynı Masada

Eğitimlerin Sultanahmet’te, tarihi dokunun tam kalbinde yer alan Art Cafe’de yapılması ise projenin ruhunu tamamlıyor.

Rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde gerçekleşen seanslar, katılımcılara ders değil gerçek bir sosyal deneyim sunuyor. Türkçe konuşmanın yasak olduğu bu ortamda, katılımcılar yalnızca İngilizce düşünmeye ve konuşmaya teşvik ediliyor.

Sadece Bir Kulüp Değil, Stratejik Bir Hamle

English Talk Club, yalnızca bireysel gelişimi değil, ülke ekonomisini ilgilendiren stratejik bir ihtiyacı da karşılıyor.

Turizm gelirlerinin artması, misafir memnuniyeti, ülke imajı ve satış performansı doğrudan İngilizce konuşabilen insan kaynağıyla bağlantılı. Muammer Kaya’nın liderliğinde hayata geçirilen bu model, İngilizceyi bir ders olmaktan çıkarıp ekonomik bir yetkinliğe dönüştürüyor.

Ayrıca kulübün İngiltere’deki dil okullarıyla yaptığı anlaşmalar sayesinde, katılımcılara uluslararası eğitim ve kariyer kapıları da aralanıyor.



Vizyon, Cesaret Ve Doğru Zamanlama

Muammer Kaya, English Talk Club ile yalnızca bir eğitim projesi değil; turizm sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım ortaya koyuyor.

İngilizcenin küresel dünyadaki belirleyici rolünü doğru okuyan Kaya, bu vizyonunu sahaya indiren nadir isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bu proje, hem Türkiye turizmi hem de dil eğitimi alanı için örnek alınması gereken, çağdaş ve son derece etkili bir model olarak dikkat çekiyor.

Katılım Bilgileri;

Cumartesi ve Pazar Günleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00 Seanslarında

Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)

Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL

Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL

https://englishtalkclub.com/

yilmazparlar@yahoo.com

20 Aralık 2025 Cumartesi

İstanbul, Düğün ve Etkinlik Endüstrisinin Kalbi Oldu-Yılmaz Parlar





 

'Doğanın Işıltıları' 162 Milyar Euroluk Dev Pazarın Kapılarını Türkiye'ye Araladı

KM Group Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Liderliğinde Düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, Türkiye'yi Sektörün Küresel Merkezi İlan Etti. 36 Ülkeden Profesyonel İstanbul'da Buluştu.

Dünya etkinlik ve düğün turizminin 162 milyar Euro'yu aşan dev potansiyelinden pay almak isteyen Türkiye, İstanbul'da gerçekleşen görkemli bir organizasyonla sektörün yeni gözdesi oldu.

Avrupa'nın tek başına 21.4 milyar Euro'luk pazar büyüklüğüne ulaştığı 'düğün-etkinlik' endüstrisinde söz sahibi olmayı hedefleyen Türkiye, KM Events tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Sofralar Sergisi - Yaratıcılık Konferansı" ile muazzam bir uluslararası çekim gücü yakaladı.

Başarılı Organizasyonun Lideri, Meltem Bayazıt Tepeler
Etkinliğin bu yılki "Doğanın Işıltıları" temalı dördüncü edisyonunun başarısı, organizatör kuruluş KM Group'un Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan Meltem Bayazıt Tepeler'in vizyoner liderliğine ve azmine bağlandı.

Açılışta yaptığı etkileyici konuşmada Tepeler, etkinliğin başlangıcından bu yana dört kat büyüdüğünü ve 36 ülkeden yüzlerce profesyoneli ağırlamaktan gurur duyduklarını vurguladı.

Tepeler, "Bu büyülü etkinlik, Türkiye'yi birçok medeniyetin beşiği olarak göstererek, yaratıcılık, tasarım ve misafirperverlikte önde gelen bir destinasyon olarak konumlandırmayı amaçlıyor" dedi.

Sektör Devleri İstanbul'da Buluştu
Michael Jordan, Jennifer Lopez, Madonna gibi dünya yıldızlarına etkinlik düzenleyen sektörün uluslararası üne sahip isimleri İstanbul'da bir araya geldi.

Sharon Sacks, Fabrice Orlando, Antonio Paraiso, Elizabeth Solaru gibi dünyaca ünlü tasarımcı, danışman ve stratejistlerin yanı sıra, Jamie Aston, Erica Jones, Simone Tostes gibi 9 dünya çapında etkinlik tasarımcısının eserleri sergilendi.

İstanbul Vali Yardımcısı, İTO Başkanı Şekip Avdagiç'in de aralarında bulunduğu seçkin bir protokolün katılımıyla gerçekleşen etkinlik, aynı zamanda uluslararası dernek liderlerini de ağırladı.

Türkiye, Küresel Bir Hub Olma Yolunda
Etkinlik, Türkiye'nin MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans, Sergi) ve lüks düğün turizminde bir "yaratıcılık ve tasarım merkezi" olma iddiasını somutlaştırdı. Program kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerde Türkiye'nin önde gelen otelleri ile global markalar, uluslararası etkinlik planlamacıları ve seyahat uzmanları ile bir araya gelme fırsatı buldu. "Lüks, Her Zamankinden Daha Yeşil", "Yeni Lüksün Tanımı" ve "Türkiye'de Gastronomide Yaratıcılık" gibi başlıklarla düzenlenen panellerde sektörün geleceği masaya yatırıldı.

Londra Yolculuğu Başlıyor
Meltem Bayazıt Tepeler, Sofralar Sergisi'nin bir sonraki durağını da açıkladı. Sergi, 11-12 Nisan 2026'da Londra'da düzenlenerek Türk yaratıcılığını ve tasarım gücünü dünyanın bir başka önemli merkezine taşıyacak.

Ödüller Sahiplerini Buldu
Açılış gecesinde düzenlenen törende, 2025 sergisine katkıda bulunan Jamie Aston, Erica Jones, Andrea Guimaraes, Diana Sandoval ve Elizabeth Solaru gibi isimlere "2025 Tasarımı" ödülleri takdim edildi.

Üç gün boyunca masterclasslar, tematik geceler ve networking fırsatlarıyla devam eden etkinlik, Türkiye'nin düğün ve etkinlik turizminde küresel bir aktör olma yolundaki kararlılığının en renkli ve etkileyici göstergesi oldu.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2025 Pazar

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı-Yılmaz Parlar





  

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Asgari ücret, milyonlarca çalışanın ve ailesinin hayatını doğrudan etkileyen, ülkenin ekonomik ve sosyal vicdanını yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Bu rakam, sadece bir ücret değil, insan onuru ve asgari yaşam standardının da garantisidir.

“Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu kritik konuda adeta toplumun vicdanı oldu ve net bir hedef ortaya koydu.

Ümit Özdağ, Asgari ücret konusundaki bu net ve insani duruşu, onun siyasi duruşunun da bir özeti niteliğinde. Milyonların sesi olmaya devam ediyor.

Ümit Özdağ,Türk siyasetinde fikirleriyle ön açan, söylemekten çekinmediği gerçeklerle halkın derdine tercüman olan bir lider.. Sadece bir siyasetçi olmanın ötesinde, adaletsizliğe karşı yükselen bir sestir. Halkın gerçekleriyle yüzleşme cesaretini gösteren, rakamların ardındaki insan hikayelerini gören nadir liderlerdendir. Onun bu duruşu, siyasete olan güveni yeniden tesis etme potansiyeli taşıyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Türkiye’nin gündemindeki pek çok konuyu masaya yatırdı. Toplantının en dikkat çeken ve milyonları ilgilendiren başlığı ise asgari ücret oldu. Özdağ, en düşük emekli maaşı da dahil olmak üzere asgari ücretin 45 bin lira olması gerektiğini vurgulayarak, iktidarın ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı

Türkiye’de milyonların kaderini belirleyen asgari ücret tartışmaları resmen başladı. Artan enflasyon, derinleşen hayat pahalılığı ve bütçe dengeleri tartışılırken, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, haftalık basın toplantısında çok sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Asgari ücret bir lütuf değil, vatandaşın doğuştan hakkıdır. Türk milleti açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakılamaz.” sözleri salonu dolduran basın mensuplarının dikkatle takip ettiği anlar arasında yer aldı.

Halkın Görüşü “Türkiye’nin gerçek sorunlarını cesurca dile getiren tek lider Prof. Dr. Ümit Özdağ olduğu yönünde.. Asgari ücret konusunda milletin hakkını savunduğu için kendisini halk yürekten destekliyor.

“Zafer Partisi Yükselişte”

Özdağ konuşmasına, Zafer Partisi’nin anketlerde 3. parti olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak başladı. Partiye katılan Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu’nu takdim eden Özdağ, önümüzdeki günlerde yeni katılımların devam edeceğini duyurdu.

“4 Deniz 4 Bölge” Projesi AK Parti’nin Gündeminde

“AK Parti, Zafer Partisi programını kes-yapıştır kullanıyor”

Erdoğan’ın Anadolu’da yeni sanayi koridorları kuracaklarını açıklamasına değinen Özdağ, “AK Parti bizim seçim bildirgemizi sonunda okumuş. 4 Deniz 4 Bölge sanayi koridorları bizim projemizdir.” diyerek mevcut iktidarı plansızlıkla suçladı.

“TÜİK Artık Uganda İstatistik Kurumu Gibi”

Enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Özdağ, TÜİK’in verilerini alaya alarak şunları söyledi; “Aylık enflasyon 0,87 ise Uganda’da yaşamıyoruz herhalde? ENAG ve İTO verileri gerçek durumu açıkça ortaya koyuyor.”

Ekonomik Tablo Karanlık, Öneriler Net

Özdağ, açıkladığı 45 bin lira talebinin arka planını, iktidarın 23 yıllık ekonomik performansıyla resmetti. TÜİK’in “eğlenceli” bulduğu enflasyon verilerine karşılık ENAG’ın yıllık enflasyonu %56.82 olarak açıkladığını hatırlattı. Vergi adaletsizliğine de değinerek, vergi yükünün büyük kısmının dar gelirlilerin sırtında olduğunu, 2026 bütçesinin de bir “fakirleşme bütçesi” olacağını vurguladı.

16 milyon emeklinin aldığı 16.881 TL maaşın üç günden fazla geçindirmeye yetmeyeceğini söyleyen Özdağ, iktidarın ekonomiyi ağır bir buhrana soktuğunu ifade etti.

Faiz Ödemesiyle “20 Yavuz Sultan Selim Köprüsü” Yapılırdı

2025 ve 2026 bütçesine dikkat çeken Özdağ, “Sadece bu yıl ödenecek faiz 54,3 milyar dolar. Bununla 20 tane Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılır.”diyerek bütçedeki mali çarpıklığı gözler önüne serdi.

Egemenlik İhlallerine Sert Tepki

Karadeniz’deki Siha Saldırısı: “Türkiye’ye Saygısızlıktır”

Ukrayna’nın Türk ekonomik sularında Rus gemilerine SİHA saldırısı düzenlemesine sert tepki veren Özdağ, hükümetin Ukrayna’yı daha ağır uyarması gerektiğini söyledi.

Cizre’deki “Peşmerge Skandalı”

Peşmerge güçlerinin Cizre’ye ağır silahlı ve üniformalı şekilde girişini “egemenlik ihlali” olarak nitelendiren Özdağ,
“Bu rezalet soruşturulmalı, sorumlular cezalandırılmalıdır.”
diye konuştu.

Heybeliada Ruhban Okulu Tartışması Alevleniyor

ABD Büyükelçisi’nin okulun 2026’da açılacağı açıklamasına tepki gösteren Özdağ, bunun Türkiye’nin iç işlerine müdahale olduğunu vurguladı:
“Bu okul Türk hukukunun dışında açılamaz. Anayasa ve Lozan buna izin vermez.”

Öcalan Tartışması “Devleti Tehlikeye Sürüklüyorsunuz”

PKK ve ikinci Öcalan sürecinin yeniden gündeme getirildiğini belirten Özdağ, hükümeti çok sert ifadelerle uyardı:
“Cumhuriyeti ateşe atacak bir sürecin arifesindeyiz. Türk milleti buna izin vermez.”

“Asgari Ücret 45 Bin Tl Olmalıdır”

“Türk milleti açlık sınırına mahkûm edilemez.”

Asgari ücret tartışmalarına yönelik en net çıkışını yapan Özdağ şu sözleri kullandı:

“30 bin TL konuşuluyor, bu rakam daha bugünden açlık sınırında. Zafer Partisi olarak asgari ücretin ve en düşük emekli maaşının 45 bin TL olması gerektiğini belirtiyoruz.”

“Bu kader değil, yanlış ekonomik tercihlerin sonucudur. Türk milleti sadaka ekonomisine mecbur bırakılamaz.”

Erken Seçim Çağrısı

Özdağ, erken genel seçim için en uygun tarihin Ekim 2026 olduğunu belirterek, mevcut iktidarın Türkiye’yi artık taşıyamadığını söyledi.

“Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunan bu kararlı duruşunu halk  gönülden destekliyor. Halkın algısı “Asgari ücret ve ekonomik gerçekler konusunda en cesur çıkışı yine o yaptı.” Şeklinde.

yilmazparlar@yahoo.com